electromagnetic
- "electromagnetic" içeren Terimler...
- electromagnetic compatibility: elektromanyetik bağdaşırlık, uyumluluk
- electromagnetic field: elektromanyetik alan
- electromagnetic induction: özirgiti, özindüklenme
- electromagnetic pulse: elektromanyetik darbe
- electromagnetic screen: 1) elektromanyetik zırh; 2) elektromanyetik ekran
- Genişletilmiş Alternatif Terimler...
- electric arc: elektrik arkı
- electric breakdown: elektriksel çöküm
- electric density: elekriksel yoğunluk
- electric discharge: elektrik boşalımı
- electric drive: elektrikli sürme düzeni
- electric intensity: elektrik yeğinliği
- electric screen: elektrik siperi
- electrical attraction: elektriksel çekim
- electrical conductivity: elektriksel iletkenlik
- electrical deposition: elektriksel kaplama
- electrical device: elektrikli aygıt
- electrical dipole: elektriksel iki kutuplu
- electrical discharge: elektriksel boşalma
- electrical: elektriksel, elektrikli
- electrical interference: elektriksel karışma
- electrical measurement instrument: elektrikli ölçme aleti
- electrical noise: elektriksel gürültü
- electrical polarization: elektriksel kutuplanma
- electrical scanning: elektriksel tarama
- electrical screening: elektriksel zırhlama
- electrical strength: elektriksel dayanım
- electrical zero: elektriksel sıfır
- electrically neutral: elektriksel nötr
- electrification: elektriklenme, elektrikleştirme
- electrode: elektrot
- electrodynamic instrument: elektrodinamik alet
- electrodynamic meter: elektrodinamik enerjiölçer
- electrodynamics: elektrodinamik
- electrokinetics: elektrokinetik
- electroluminescence: elektriksel ışıldama
- electroluminescence: elektroışıma
- electrolytic capacitor: elektrolitik sığaç
- electromagnetic compatibility: elektromanyetik bağdaşırlık, uyumluluk
- electromagnetic field: elektromanyetik alan
- electromagnetic induction: özirgiti, özindüklenme
- electromagnetic pulse: elektromanyetik darbe
- electromagnetic screen: 1) elektromanyetik zırh; 2) elektromanyetik ekran
- electromechanical device: elektromekanik aygıt
- electromechanical filter: elektromekanik süzgeç
- electromechanical relay: elektromekanik röle
- electromotive force (e.m.f.): elektromotor kuvvet
- electron beam: elektron demeti
- electron cloud: elektron bulutu
- electron collector: elektron toplayıcısı
- electron: eksicik, elektron
- electron emission: elektron salımı
- electron gas: elektron gazı
- electron gun: elektron tabancası
- electron lens: elektron merceği
- electron microscope: elektron mikroskobu
- electron mirror: elektron aynası
- electron multiplier: elektron çoğaltıcısı
- electron shell: elektron kabuğu
- electron tube: elektron tübü
- electron volt: elektronvolt
- electron/ion avalanche: elektron/iyon çığı
- electronic banking: elektronik bankacılık
- electronic bulletin board: elektronik belleten
- electronic cash register: elektronik yazarkasa
- electronic counter counter measures (ECCM): elektronik savunma yöntemleri
- electronic counter measures (ECM): elektronik saldırı yöntemleri
- electronic data processing security: elektronik bilgi işlem güvenliği
- electronic: elektronik (sıfat)
- electronic fund transfer, EFT: elektronik para aktarımı
- electronic gap admittance: elektronik etkileşim aralığı geçirisi
- electronic highway: elektronik otoyol; bilgi otoyolu
- electronic jamming: elektronik boğma
- electronic mail, e-mail: elektronik posta, e-posta
- electronic mailbox: elektronik posta kutusu
- electronic measuring instrument: elektronik ölçme aleti
- electronic multiplier: 1) elektronik çarpıcı 2) elektronik çoğaltıcı
- electronic organizer; organizer: elektronik ajanda
- electronic patch panel: elektronik bağlantı panosu
- electronic publishing: elektronik yayıncılık
- electronic rectifier: elektronik doğrultucu
- electronic signature: elektronik imza
- electronic spreadsheet: elektronik çizelge
- electronic tuning: elektronik ayar
- electronic virus: elektronik virüs
- electronically steerable array: elektronik yönlendirilmeli dizilim
- electronics: elektronik (ad)
- electrooptic: elektrooptik
- electropneumatic contactor: elektrikli havalı değeç
- electrostatic discharge: elektrostatik (durukyük) boşalma(sı)
- electrostatic: durukyük, elektrostatik
- electrostatic field: elektrostatik (durukyük) alanı
- electrostatic focussing: elektrostatik odaklama
- electrostatic instrument: elektrostatik alet
- electrostatic lens: elektrostatik (durukyük) merceği
- electric: elektrik
- electric contact thermometer: elektrikli kontak termometresi
- electric convector: elektrikli konvektör
- electric fire: elektrik ışınlama
- electric heating: elektrikli ısıtma
- electric motor: elektrik motoru
- electric potential: elektriksel potansiyel
- electric power absorbed: kullanılan elektrik gücü
- electric power demand interval: elektrik gücü ihtiyaç aralığı
- electric power demand load: elektrik enerjisi ihtiyacı miktarı
- electric power demand period: elektrik enerjisi ihtiyacı süresi
- electric power factor: elektrik güç faktörü
- electric power generation: elektrik enerjisi üretimi
- electric power load factor: elektrik yük faktörü
- electric power load shedding: elektrik yükü çıkış noktası
- electric refrigerator: elektrikli buzdolabı
- electric terminal: klemens, elektrik bağlantı yeri
- electrical (adj): elektriksel
- electrical demand: elektrik ihtiyacı
- electrical diagram: elektrik diyagramı
- electrical fault: elektrik arızası
- electrical ground: elektriksel topraklama
- electrical resistor: elektriksel direnç
- electricity: elektrik
- electrode: elektrot
- electrode boiler: elektrotlu kazan
- electrolytic (adj): elektrolitik
- electrolytic couple: elektrolitik çift
- electromagnet: elektro mıknatıs
- electronic (adj): elektronik
- electronic amplifier: elektronik yükseltici
- electronic cleaner (see electrostatic filter): elektronik temizleyici
- electronic cleaner (see electrostatic filter): elektrostatik filtre
- electronics: elektronik
- electrostatic filter: elektrostatik filtre
- electrostatic precipitator: elektrostatik filtre
|
|